├çALI┼×MALARIM

Yapm─▒┼č oldu─čum i┼čler, projelerim ve planlar─▒m─▒ buradan takip edebilirsiniz.

Ah Minel A┼čkDenemelerimK─▒sa ├ľyk├╝lerimSine-yorumTasar─▒mlar─▒m

MEZARLIK H─░KAYELER─░ 1 - MUTLU YUVA
K─▒sa ├ľyk├╝lerim

Sehrin karmasasindan uzak olabildigi tek yer, evinin hemen karsisindaki mezarlikti. Kafa dinlemek istedigi zaman oraya gider, hic tanimadigi bir komsusunun mermeri basinda oturur ve saatlerce dusunurdu. Belki oranin sakinleri de ilham verirdi ona, oyle ya, yillarin tecrubesini kazanmis ve cogu da bu tecrubelerle birlikte mezara gomulmustu. Cok az insan tecrubesini nesilden nesile aktarabiliyor diye dusundu.

Bo┼ča geçen hayatlar müzesi..


Bu kitab─▒ e-book olarak indirebilirsiniz
Format: PDF - Boyut: 380 KB - Ücretsiz ─░ndir!

 

Hikayenin Devam─▒

Bulundu─ču yerden tepedeki radyo direklerini gormekte zorluk cekiyordu. Sis, bir carsaf gibi gokyuzunden inmekte ve direklerin uc noktalarini gizlemekteydi. Inceden yagmur ciseliyor ama islatmiyordu.

Simdi buradan cikip eve gitsem yine ayni sikintilar, problemler, gereksiz tartismalar ve hatta kavgalar olacak diye dusundu. En iyisi, uyumasini bekleyeyim dedi.

Saatler saatleri kovaladiktan sonra hava iyice karardi. Kargalar bile dolasmayi birakip mezarliktaki çam agaclarinin dallarina dizilmislerdi. Karanligin icinde yuzlerce minik göz onu izliyordu. Korku da, hissedebilecegi duygular arasindan silinmisti, a┼čk gibi..

Saatler tam gece yarisini gosterirken mezarligin cikis kapisina yonelmek istedi. Ancak tum kargalarin aniden havalanmasi ile saskina dondu ve etrafina daha dikkatli bakmaya basladi.

Karanligin icindeki arka taraflardan bir isik huzmesi yayiliyordu, once mezarligin aydinlatmalari sandi fakat isigin hareket ettigini gorunce oldugu yerde donup kaldi. Hareket etmek istemedi, isigin kaynagini kestirebilmek icin daha dikkatli bakti ama gozleri de ona ihanet ediyordu. Uzagi cok net goremedigi icin isik kaynagina yaklasmak zorunda kaldi.

Bir kac adim attiktan sonra "kim var orda?" diye seslenmek istedi, ama uzun suredir agzini acip konusmadigi icin bogazini temizlemekle yetinebildi. Hemen pesinden daha gür bir sesle tekrar denedi: "KIM VAR ORDA!?"

I┼č─▒─č─▒n hareketi birden durdu. Kulaklari sa─č─▒r eden bir sessizlik vard─▒, gecenin sakinleri bile ç─▒t ç─▒karm─▒yordu. Cesaretini toplayip isiga iyice yaklasti. Yillar oncesinden kalma bir mumlu fener, iri yari birisi tarafindan tutuluyordu. Bu saatte kim olabilirdi? Mezarlik bekcisi ┼×alom amcanin cocuklarindan birisi miydi? Kotu niyetli, mezarliga el bombasi yada silah saklamaya gelmis birileri de olabilirdi! Ikinci kez sormaya cekindi, sustu, oylece bakakaldi.

Mumlu fenerin isigi adamin yuzunu aydinlatmiyordu. Orada sadece ikisi bulundugu icin, belli belirsiz sesin adamdan geldigini hemen anlad─▒. Uzun suredir konusmuyormus gibi sessiz ve sakince selam verdi genç adam..

Titrediginin yeni farkina varmisti, kalbi korkmamasi gerektigini soylese bile bilincalti titremeleri baslatmisti. Karsimdaki adam selam, yani benden sana yalniz iyilik gelir kelimesini kullandiktan sonra bile zor rahatladi. Belli belirsiz "aleyküm selam" diyebildi ve sag elini hafifce yukari kaldirdi.

Adam basini hafif egerek buna karsilik verdi. Sonra mezarligin cikis kapisina dogru yurumeye basladi. Ben de pesinden gitmeliyim dusuncesi gec de olsa aklina geldi ve adami takip etti. Sanki gece yuruyen bir kervanin pesine takilmis, evine donen bir tuccar gibi hissetti kendini..

 

 

Bölüm 2 : Kendini Arayan Adam

Genç adam aniden durdu ve karsi binayi gozetlemeye basladi. Tam da onun oturdugu ikinci kati izliyordu. Penceredeki los isik iceridekinin hala oturdugunu gosteriyordu. Sonra isik sondu. Herhalde e┼čim uyumaya karar verdi diye dusundu.

Adam arkasina donmeye tenezzul etmeden bir seyler mirildandi. Iclerinden "rahatlik versin" kelimelerini zorlukla secebildi. Sonra arkasini döndü ve goz goze geldiler. Normalden biraz uzun boylu, genis vucutlu, omuzlarina kadar ve bakimli saclari olan bir erkekti bu, tahminen otuz ya┼člar─▒nda gibi gosteriyordu.

Sonunda merak─▒ korkusunu yendi ve genç adama "bural─▒ m─▒s─▒n─▒z?" diye soruverdi.

Adam kisa ve belli belirsiz bir gulumsemeden sonra "evet, dogma buyume buraliyim" diye cevap verdi.

"Sizi bugune kadar hic gormemis olmam cok garip" diyerek suphelendigini belli etti, adam ise sakince durumu aciklamak istedi ve "gündüzleri pek evden ç─▒kmam, sadece geceleri burada kafa dinlemeye gelirim" dedi.

Bu cevap onu pek tatmin etmedi, mahalleden olsa mutlaka gündüz yada gece bir yerde kar┼č─▒la┼č─▒rlard─▒. Babasinin babasi da ayni yerde ya┼čam─▒┼č, ya┼članm─▒┼č ve ölmü┼čtü. Hatta bu mezarlikta yatiyordu.

Onceleri sakin duran genç adam, artik konuskan biri haline donmustu. "ben sizi bir yerden taniyor gibiyim, sanirim cocuklugumda gormustum" dedi.

Belli belirsiz agiz hareketleriyle "olabilir" diye cevap verdi, gozleri de adami bastan asagi suzuyordu. Insandaki korku ve tehlikeden korunma ic gudusu bu kontrolleri kendiliginden yaptiriyordu.

"Ben de gecenin bu saatinde konusacak birilerini ariyordum. Ama buradaki herkes cok yorgun olmal─▒ ki hepsi uyuyor" diyerek ortami yumusatmaya ve genc adamin tepkisini olcmeye calisti.

"Ya┼čad─▒─č─▒ halde ayakta uyuyanlar daha kötü durumdalar bence" diyerek belli belirsiz bir gulucuk atti genç adam..

Sonra ikisinin de gozu etrafta gezinmeye basladi, bos bir bank gorduler ve oraya gidip oturdular. Genç adam sadece onune bakiyordu, sanki buralar ona s─▒k─▒c─▒ ve siradan geliyordu. Ancak o korkuyordu, gozlerini bir adama ceviriyor, bir etrafi gozetliyordu.

"Bu dunyada iyiler fazla uzun yasamiyor, kotuler ise aci cekmeleri icin uzun bir hayatla cezalandiriliyorlar!" diyerek sert ve felsefi bir cumle kurdu genç adam..

Bu cümleden rahatsiz olmu┼č gibi gozlerini tek bir noktaya dikti ve goz kapaklarini daha hizli k─▒rparak derin dü┼čünmeye basladi. Icinden konusuyormus gibi, kafasini çevirmeden yukar─▒ a┼ča─č─▒ hafifçe sallad─▒. Gozleri hala ayni noktadaydi. Alaca karanlikta belli belirsiz bir nokta..

"Baska cocugunuz var mi?" diye sordu genç adam..

Cocugu oldugunu daha soylememisti ki! Daha dogrusu hic olmadigini, karisi ile defalarca denediklerini, tibbi butun imkanlari kullandiklarini ve buna ragmen bir sonuca ulasamadiklarini anlatmamisti. Bu sadece bir tahmin yada rasgele soruydu diye dü┼čündü.

"Nas─▒l?" diyerek kafasi ile vucudunu genc adama dogru cevirdi. Digeri hic istifini bozmadan, "sizin yasinizda birisi bu saatte tek basina ve karisini evde yalniz birakarak disarida geziyor, ya cocuklardan ya da karinizdan uzaklasmak istiyorsunuz diye dusundum" dedi.

Uzaklasmak degildi aslinda, biraz kafa dinlemekti. O kavgada kapiyi cekip kendini disari atmasaydi ikisinin de cani yanabilirdi. Bir ┼čeyleri birlikte ba┼čaramaman─▒n ac─▒s─▒n─▒ örtbas edemiyorlard─▒ art─▒k, suçlamalar da kavgalar─▒ körüklüyordu. Her ak┼čam al─▒nmas─▒ gereken bir rövan┼č vardi ve her ak┼čam kendisi deplasmanda, e┼či ise ev sahibi tak─▒md─▒.

"Kendi dertlerimle sizi yormayayim" dedi kibarca..

Genc adam israrciydi "madem sizi gecenin bu saatine burada yalniz gorebildim, bana anlatmanizin bir sakincasi yok. Belki de kaderiniz boyle, hayirlara kapi acilir bakarsiniz" diyerek umut verdi.

"Eh oyleyse kafanizi sisirmeye baslayayim, gece uzun" diyerek gulumsedi. Bir yandan da kol saatine bakiyordu, geceyarisindan sonra akrep ve yelkovan ilk kez ayni yerde bulusmustu.

"Karimla hicbir sey ilk gunki gibi degil. Ben o gunleri ozluyorum. Daha hic bir seyin farkinda degildik, dertlerin bile.. O yuzden de cok mutluyduk." dedi.

Genc adam sanki anlatilanlari kendi yasamis gibi kafasini salliyordu ve tasdik ediyordu. Kisa bir sessizlikten sonra evliligini anlatmaya devam etti.

"Sonra bir cocuk yapmaya karar verdik ve bir turlu basarili olamadik. Ilk cocugumuz uc aylikken dü┼čük oldu. Sebebi nadir gorulen bir kan uyusmazligiymis. Ikinci ve ucuncu denemelerimiz de o kadar bile ilerleyemedik, doktor kontrolunde gebelikler sonlandirildi." diye anlatti.

Genc adam kisa bir sessizlik sonrasinda "gercekten uzuldum" diyebildi.

"Biz de uzuluyorduk ama icimizde sakliyorduk. Ikimiz de birbirimizi dusundugumuzden mi yoksa zayif gorunmek istemedigimizden mi bilmiyorum.. Sonralari bir suçlu aranmaya baslandi, çevreden insanlarin da bu aray─▒┼čta büyük katk─▒lar─▒ oldu. Bir kac kez bo┼čanmaya karar verdik. Bir seferinde, bana çocuk verebilecek daha mükemmel bir kad─▒n─▒ haketti─čimi soyleyedi. Tam tersini ben ona soyleyemedim, ona â┼č─▒kt─▒m, baska biriyle dusunemiyordum kendimi yada onu.."

Sanki psikologunun haftalik seansinda gibi hissetti bunlari anlatirken. Genc adam sessizce ve huzurlu bir durusla onu dinliyordu. Nedense anlattikca anlatasi geliyordu, icine attiklari bugun topluca disari cikiyordu.

"Peki ona a┼č─▒k oldu─čunu hiç söylüyor musun?" dedi genç adam.

Bunu söylemesinin bir faydas─▒ olmayaca─č─▒n─▒ dü┼čünüyordu ama bunu aç─▒k aç─▒k anlatamazd─▒. Her erke─čin yapt─▒─č─▒ gibi kendince hakl─▒ bir taraf─▒ göstermek için "ben sevdi─čimi söylemesem bile ona gösterdi─čim ilgiden bunu anlamas─▒ gerekmiyor mu?" dedi.

Genç adam ise "Soruya soruyla cevap vererek bir yere varamazs─▒n─▒z, hislerinizi saklamay─▒n" diyerek tekrar o hafif gülümsemesini yapt─▒.

Bunun üzerine adam kendini yorgun hissetti─čini söyleyerek müsade istedi ve mezarl─▒ktan ç─▒karak hemen kar┼č─▒ binadaki evine geçti. ─░çeri girdi─činde e┼či üstünü örtmü┼č yat─▒yordu, nefes al─▒p veri┼či duyulmayacak kadar hafifti. I┼č─▒─č─▒ yakmadan, pencereden içeri giren dolunay─▒n lo┼č ─▒┼č─▒─č─▒nda pijamalar─▒n─▒ giydi ve yorgan─▒n alt─▒na girerek yatt─▒.

Tam o esnada yüzü pencereden süzülen hafif ─▒┼č─▒─ča dönük e┼činin gözleri birden aç─▒ld─▒. Sanki hiç uyumam─▒┼č gibiydi, bir ┼čeyler dü┼čünüyordu. Ama adam bunun fark─▒na asla varamazd─▒.

 

 

Bölüm 3 : Yaln─▒zl─▒─ča Bir Son

Adam s─▒k─▒nt─▒l─▒ ve kavgal─▒ ak┼čamlarda evden kaçarak mezarl─▒─ča gitmeyi al─▒┼čkanl─▒k haline getirmi┼čti. Nas─▒l oluyorsa her gitti─činde ayn─▒ fenerli genç ile kar┼č─▒la┼č─▒yordu. Genç adam, ya┼č─▒ndan beklenmeyecek olgunlukta ve bekar bir erke─čin tecrübe edemeyece─či tarzda konulara yakla┼č─▒yordu. Herhalde iyi bir gözlemci yada iyi bir  okuyucudur diye dü┼čündü.

"Öfkenize yenilerek k─▒rd─▒─č─▒n─▒z bir kalbi tekrar kazanabilirsiniz, ilk ba┼člarda eskisi gibi san─▒rs─▒n─▒z ama zamanla yap─▒┼čt─▒rd─▒─č─▒n─▒z çatlaklar büyümeye ve kalpler yeniden ayr─▒lmaya ba┼člar" diyordu genç adam.. "Asla kar┼č─▒n─▒zdakini suçlamay─▒n, zaferleri sahiplenmek istedi─činiz gibi, ba┼č─▒n─▒za gelen kötü ┼čeyleri de kendinizden bilin ve tekrar ya┼čamamak için önleminizi al─▒n" diye devam etti. Tam bir hatipti, kar┼č─▒ndaki insan─▒n hislerini nas─▒l oluyorsa seziyor, ona göre konu┼čuyordu.

Bu tavsiyeleri duydukça adam─▒n kendine olan güveni ve e┼čine olan sayg─▒s─▒ artt─▒. Art─▒k kavgalar─▒ fazla uzatm─▒yor, nas─▒l olsa geri çekilen ve kap─▒dan ç─▒k─▒p giden kendisi olaca─č─▒ için gereksiz tart─▒┼čmalara girmiyordu. Bu haraketiyle e┼činin de sayg─▒s─▒n─▒ ve sevgisini yeniden kazanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒.

"Erkek a─č─▒rba┼čl─▒ olur, az ama öz konu┼čur, e┼činin her dedi─čine cevap vermek zorunda de─čildir" diye ak─▒l veriyordu genç adam.. Gerçekten de en az kavga ettikleri ak┼čamlar, cevap yeti┼čtirme zorunlulu─ču hissetmedi─či zamanlard─▒.

Geceleri dertle┼čti─či günün ertesi sabah─▒ daha mutlu uyan─▒yordu. Bazen kahvalt─▒ haz─▒rl─▒yor ve e┼čini de ça─č─▒r─▒yor, birlikte kahvalt─▒ yap─▒yorlard─▒. ─░lk zamanlar bu hareketleri ┼ča┼čk─▒nl─▒kla kar┼č─▒lansa da, bir süre sonra normal bir hal ald─▒. Art─▒k e┼či ondan önce kalk─▒yor ve kahvalt─▒lar─▒n─▒ haz─▒rl─▒yordu.

Aralar─▒ düzeldikten sonra mezarl─▒─ča daha az gider olmu┼čtu. Ak┼čamlar─▒ kavgas─▒z gürültüsüz geçti─či için evden pek ç─▒km─▒yordu. Baz─▒ günler i┼čten çok yorgun geliyor, salondaki kanepede uyuyakal─▒yordu. Sabah kalkt─▒─č─▒nda üzerinde ü┼čümesin diye örtülmü┼č bir battaniye buluyordu.

 

O gece evden kavga ederek ç─▒kmayal─▒ neredeyse bir ay olmu┼čtu. Sadece meraktan ve genç adam ile sohbeti özledi─činden evden ç─▒kmak ve mezarl─▒─ča gitmek istedi. Nereye gitti─čini soran e┼čine bir arkada┼ča bak─▒p gelece─čim diye cevap verdi.

Kap─▒dan ç─▒k─▒p kar┼č─▒ yoldaki mezarl─▒ktan içeri girdi─činde yine sessizlik ortal─▒─ča hakimdi. Ama bu sefer kargalar yoktu, onlar─▒n yerine a─čaç dallar─▒n─▒n hafif bahar meltemiyle sallan─▒┼č─▒n─▒n h─▒┼č─▒rt─▒lar─▒ gelmi┼čti. Etrafa bak─▒nd─▒, genç adam─▒ görmek istedi ama bir saate yak─▒n beklemesine ra─čmen giden gelen yoktu.

Biraz meraklan─▒p mezarl─▒─č─▒n arka taraflar─▒na, genç adam─▒ ilk gördü─čü yerlere do─čru bak─▒nmaya ba┼člad─▒. Sonunda o siyah demir korkuluklarla çevrilmi┼č mezar─▒n, yani genç adam─▒n elinde fenerle bekledi─či alan─▒n önüne geldi. Zaman, her┼čeyi silip süpürdü─čü gibi mezar ta┼č─▒ndaki yaz─▒lara da ac─▒mam─▒┼čt─▒. Mermerin kabartma olarak kaz─▒nm─▒┼č yaz─▒lar─▒n─▒ görebildi─či kadar─▒yla okumya çal─▒┼čt─▒.

"Adem Toprak  D.1329  Ö.1977"

Buras─▒ babas─▒n─▒n babas─▒na ait mezard─▒. Hicri takvimi bilmeyen birisi düz mant─▒kla alt─▒ yüz y─▒l ya┼čam─▒┼č diyebilirdi fakat do─čumu hicri ölümü miladi takvime göre yaz─▒lm─▒┼čt─▒ ve bu yalan dünyada sadece altm─▒┼č alt─▒ y─▒l ya┼čam─▒┼čt─▒. Altm─▒┼č alt─▒ koca y─▒l, neler s─▒─čd─▒rm─▒┼čt─▒ kim bilir?

Babas─▒ndan duydu─čuna göre dedesi e┼čiyle hiç tart─▒┼čmaz, onunla çok iyi anla┼č─▒rd─▒. Zaten ölümünden sonra e┼či de fazla dayanamam─▒┼č, alt─▒ ay kadar sonra üzüntüden vefat etmi┼čti. Babas─▒n─▒n günlerce yan mezar─▒n sahiplerini ikna etmeye çal─▒┼č─▒p, annesini de oraya defnetme çabalar─▒ sonuçsuz kalm─▒┼čt─▒. Maalesef babannesinin mezar─▒ memleketinde, buradan çok uzaktayd─▒. Dedem burada ne kadar yaln─▒z kalm─▒┼č diye dü┼čündü.

Genç adam─▒n gelmeyece─čine kanaat getirdikten sonra eve gitmeye karar verdi. ─░çeri girdi─činde e┼či mezarl─▒─ča bakan pencereden d─▒┼čar─▒y─▒ izliyordu. Onu farketmemi┼č gibi gözünü d─▒┼čar─▒dan ay─▒rmad─▒. E┼čine usulca sokulup iki omzundan tutarak sar─▒ld─▒ ve "Ne yap─▒yorsun hayat─▒m?" diye sordu.

"Seni izliyordum hayat─▒m. Yakla┼č─▒k bir ay öncesine kadar her kavga edi┼čimizden sonra evden ç─▒k─▒p gidiyordun ve ben seni çok merak ediyordum. Yat─▒yormu┼č gibi yap─▒p─▒ ┼č─▒klar─▒ söndürüyor ve perdenin aras─▒ndan saatlerce seni izliyordum. Nihayet mezarl─▒─č─▒n kap─▒s─▒ndan ç─▒k─▒p eve yöneldi─čini görünce de hemen yata─ča girip uyuyor numaras─▒ yap─▒yordum." dedi ve tüm bunlar─▒ hiç gülümsemeden, üzgün ve a─člamakl─▒ bir ses tonuyla anlatt─▒.

"Gerçekten beni hep önemsiyor muydun?" diye ┼ča┼č─▒rarak sordu adam.

"Evet, seninle ne kadar tart─▒┼čsam, ne kadar kavga etsem de sen evimin dire─čisin, erke─čimsin.. Gecenin o vaktinde sen d─▒┼čar─▒dayken ben nas─▒l uyuyabilirdim?" dedi kad─▒n..

Adam─▒n yüzünde ┼ča┼čk─▒nl─▒kla kar─▒┼č─▒k aptal bir gülümseme yerle┼čti ve konu┼čurken bile kaybolmad─▒. "Senin yan─▒mda oldu─čunu biliyordum hep, hissediyordum" dedi.

Kad─▒n ise ka┼člar─▒n─▒ merakl─▒ bir tav─▒rla çatarak soru sormak üzere kocas─▒na döndü. "O halde benimle konu┼čuyormu┼č gibi mi yap─▒yordun her ak┼čam o mezarl─▒kta?" diye sordu.

"Hay─▒r hayat─▒m, çok sevdi─čim ve zamanla ─▒s─▒nd─▒─č─▒m genç bir adam bana e┼člik ediyordu. ┼×u gördü─čün bankta oturup dertle┼čiyorduk" diye eliyle i┼čaret etti pencereden..

Kad─▒n pencereden d─▒┼čar─▒ göz ucuyla bakt─▒, geri döndü ve kocas─▒na söylemeye tereddüt edercesine bakarak "Hayat─▒m, ben seni her gece buradan gözlüyorum ve her gece sen o bankta yaln─▒z oturuyordun" dedi.

Adam önce hafif gülümseyerek gözlerini d─▒┼čar─▒ kaç─▒rd─▒, sonra etraf─▒ndaki farkl─▒ noktalara k─▒sa bak─▒┼člar atarak ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒n─▒ ifade etme f─▒rsat─▒ buldu. "Nas─▒l yani? Bu imkans─▒z, orada dertle┼čti─čim insan bir ba┼čkas─▒yd─▒, elindeki fenerin ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ da m─▒ görmedin?" diye sordu.

"Ne bir ─▒┼č─▒k, ne de bir ba┼čkas─▒n─▒ görmedim yan─▒nda" diyerek tedirginli─čini ses tonuyla ifade etti kad─▒n..

Bunun üzerine adam ┼ča┼č─▒rd─▒, bir süre daha duraksad─▒ ve sonras─▒nda eski aile albümünü almak üzere yatak odas─▒ndaki dolaba yöneldi. Yata─č─▒n üzerine oturup albümü açt─▒ ve siyah beyaz foto─čraflar─▒ incelemeye ba┼člad─▒. Albüm o kadar eskiydi ki, sayfalar─▒ aç─▒l─▒rken kopacakm─▒┼č gibi sesler ç─▒kart─▒yordu. Bir kaç sayfa geçtikten sonra siyah beyaz, yüzü nur gibi parlayan bir vesikal─▒─ča bakakald─▒.

Bu foto─čraf babas─▒n─▒n babas─▒na aitti ve yakla┼č─▒k seksen senelikti. Yani kar┼č─▒daki mezarl─▒kta yatan dedelerinin gençlik foto─čraf─▒yd─▒. ─░nce ve uzun burnu, geni┼č kulaklar─▒ ve gür saçlar─▒ ile babas─▒n─▒n gençli─čine de çok benziyordu.

Ama en çok da, üç ayd─▒r mezarl─▒kta kendisine e┼člik eden, e┼čiyle aras─▒ndaki problemleri birer birer çözmesine yard─▒m etmeye çal─▒┼čan, gönül ba─č─▒ kurdu─ču ve tecrübelerinden faydaland─▒─č─▒ genç adama benziyordu..

Hatta ta kendisiydi!

 

-
08.03.2013, ─░stanbul
Hamdi EKMEN